23 Eylül 2017 Cumartesi

Sokak Kitapçısı


Ne zaman yazma aşkı gelse konsa yüreğime işte tam da o zamanlarda mutlaka bir şeyler çıkıyor karşıma. Sanki evren ''al bunu da yaz'' diyor bana. Tıpkı dün akşam olduğu gibi...

Her zamanki gibi ablamla birlikte işten dönüyorduk, metronun önünde duran adam, önünde duran 3-5 tane kitabı satmaya çalışıyor, kısık ve çekingen bir sesle ''kitap iki Liraa'' diye etrafından geçenlere sesleniyordu. Telefonla konuştuğumdan ben adamın yüzüne bakmadım, farkedemedim bile. Ablam farketmiş olacak ki 'iki liraymış gel alalım' dedi.

Adama doğru yöneldik önünde toplasan altı yedi kitap anca var. Çok belliydi kendi kitaplarını sattığı. Hepsini okudum dedi. Başladı tek tek konularını karakterlerini, anlatmaya. 50 Lira var bozar mısın dedik. Abla siz alın ben bir tanede bedava veririm size dedi. Abla dediğine de bakmayın en az 35 vardır yaşı. 'Yok canım olur mu öyle şey!' dedik karşılık olarak. Hem biz iki kişiyiz gelmişken iki ayrı kitap alalım.

Gözleriyle tebessüm ettik önce.
'Olur abla' dedi. Olur... Çokta güzel olur. 

 Maksat bir kitap fazla okunsun.

Tuğçe Ç. Ercan