3 Aralık 2016 Cumartesi

Biz Evlendiiikkk



Merhaba blog!
Sana bu yazıyı artık kendi evimden, eşimin işten gelmesini bekleyerek  yazıyorum. Değişik bir duygu kabul. Ama sanırım alışıyorum ve her gün daha çok benimsiyor daha çok seviyorum bu duyguyu. 13 gün sonra üç aylık evli olacağız. İlk bir ay alışma süreci olarak geçti sonrasında benimsedik ve kendi düzenimizi bir şekilde yerine oturttuk diyebilirim.
Kına gecem ve düğünüm hayallerimden daha da güzel geçti. Çok şükür. Bin şükür. Hep şükür. Hayallerimden bile derken çok aşırı şekilde eğlendiğimden bahsediyorum. İki günde o güzel kıyafetlerin altında  hep spor ayakkabı vardı. Nasıl yazmış Nil Karaibrahimgil son kitabında  "Topuklu ayakkabılar... hızımı kesiyorlar " :) Çılgınlar gibi eğlendik. Laf aramızda bunda çıkmadan önce yediğim içtiğim şeylerin  etkisinde büyük tabii :)
Evimize gelen giden eksik olmuyor olmasında inşallah. Evlendikten sonra insanlar değişir sanırdım olgun bir havaya bürünür farklı oturup farklı kalkarlar. Hiç te öyle olmadı. Aynı şekilde oturuyorum aynı şeyleri yiyor aynı şeyleri giyiyorum. Ben gene aynı gülüyorum.. Esas kız 23 yaşında esas oğlan 26 oluncaaaa dolayısı ile ev çoğu zaman eğlenceli bir bekar evi havasında oluyor. Büyükler geldiğinde durum değişiyor pek tabi.Peki neymiş bu evlilik derseniz söyleyecek iki çift sözüm de yok değil.
Evlilik...
Bunları söylemek için erken olsa da güzel şeymiş evlilik. Yeni bir dünya yeni bir benmiş.
Bir insana eş olmakmış. Aş olmakmış. Beklemekmiş aksamları işten eve dönmesini ve geçirmekmiş sabah sıcak bir çayla işine. Sorumluluk almakmış. Daha çok sabır daha çok şükür varmış bu evde. Ev değilmiş artık burası yuva olmuş. İçine çokca sevgi koymuşuz. Dolmuşuz taşmışız bir olmuşuz. Birlikte uyumayı tatmışız. Nefeslerimiz birbirine çarpmış. Çarpmış ve aşkla çarpılmış. Geceleri koltukta uyuyakaldığımda üstümü artık babam örtmüyormuş. Köşeye çekilmiş kitabımı okurken yanımda birinin maç yüzünden bağırmaları beni rahatsız etmemeye başlamış. Bende yemek yapabilir çamaşır yıkayabilirmişim meğer. Bu gün ne giysemden daha çok bu gün ne pişirsem der olmuşum ben meğer. Yeni yeni şeyler denemek, üretmek, zamana yetişme hızı ne güzel şeylermiş meğer.
En güzeli de çok şey değişse de biz hep aynı kalabiliyormuşuz meğer.

Sevgiyle...

Tuğçe Çalışkanerler Ercan