12 Temmuz 2016 Salı

Nişanlıcığımla İlk Ramazan Ayımız

Sevgilim Yusuf ile birlikte birkaç ramazan ayı yaşadık elbette ama ‘’nişanlım’’ Yusuf ile ilk ramazanımızdı. Her sene olduğu gibi bu senede ramazanı ilk hafta sonundan oldukça güzel karşıladık. Ama bir fark vardı geçtiğimiz yıla göre ailemiz kalabalıklaşmış, sağ parmağa yüzük takılmıştı. Artık gidilecek, ağırlanacak yeni aileler vardı evimizde ve gönlümüzde. Rabbim kısmet ederse önümüzdeki ramazanda kendi evimizde ağırlayacağız ailelerimizi, dostlarımızı.
Nişanlılık dönemimizde ramazan ayını nasıl geçirdik ilerde hatırlayalım, tebessüm edelim diye bu aya özel güzel bir post hazırlamak istedim.


İlk hafta sonu cumartesi günü Yusufum işten çıkınca esruşlara geldi. Esruş evinde ilk misafirini, kemal abileri ağırlayacaktı. Hep birlikte olsun istemiş, bizi de çağırdı sağ olsun. Güzel bir akşam yemeği oldu ardından gelsin çaylar gitsin kahveler. Hal böyle olunca baktık muhabbet koyulaştı e yarında günlerden pazarsa haydi sahura kadar oturalım da tabu oynayalım dedik. İyi ki de demişiz inanılmaz eğlendik. Öyle çok bağırdık ki gece gece balkonun tüm camlarını kapattık sesimiz rahatsızlık vermesin diye. :) Zaman nasıl geçti anlamadık bile. Bir baktık sahur için kurulan alarmlar çalmaya başladı. Allah ne verdiyse hep birlikte oturup sahurumuzu da yaptık bir güzel. Sonrasında kemal abiler eve gitmek için yola çıkınca bizde ezan okunduktan sonra bir güzel uyuduk ve günü oldukça güzel bitirdik.



Pazar günü için hafta içinden planlar yapılmıştı niluşum ve emre ile birlikte dışarda iftar yapacaktık. Esruş, eniştem, eluşum, emre, nilay ve biz. Hep birlikte ablamlarda toplandık önce. Oradan ver elini Girne Öz Urfa. Herkes iftar için gelmişti ama buna rağmen servis oldukça iyiydi hiç aksamadı. Muhabbet oldukça güzeldi ama birden yiyince herkes çok geçmeden mideyi şişirdi tabi. Sonrasında durumu biraz yavaşlattık. Derken bir buçuk saat oturmuşuz kaç tane çay içtik hatırlamıyorum. Ezan 9’a doğru okunduğu için yemekten kalkınca zaman epey ilerlemiş oluyor. Baktık saat 10.30 olmuş nilay ve emre caddeden direk dolmuşa binip eve gittiler. Bizde aldık dondurmaları elimize yürüye yürüye eve :) 
Böylece ramazanın ilk hafta sonunu oldukça güzel geçirmiş olduk. Bir önceki gün sabaha karşı yattığımızdan hepimiz başımızı yastığa koyduğumuz gibi uyumuşuz :)


İkinci haftada da hareket yoğundu. 15 Haziran Çarşamba günü babamın doğum gününü kutladık ailece. Yusufçuğum işten dolayı aramıza katılamadı maalesef ama olsun daha nice doğum günleri görürüz inşallah birlikte. Zişan annem Pazar günü bizi yemeğe çağırdı. E bir de aynı gün babalar günü olunca yusufçuğum öğlen bize geldi birlikte babamın babalar günü kutladık önce. Oradan da esruşlarla birlikte dedeme gidip birde onu gördük. 


Ordan ver elini Yusufların evi. Ben annemlerden önce gittim gene de her şey hazırdı. Balkona masayı  kurduk boydan boya sıralanıp iftar yaptık hep birlikte. Yemekten sonra herkes şiş olunca Necmettin babam olaya el atıp kocaman bir soda kolisini geldi masanın ortasına koydu. Çaydı kahveydi derken hep birlikte açtığımız ilk iftarımızı da afiyetle, bereketle tamamlamış olduk. Derken annem kapıdan çıkarken haftaya da biz bekleriz dedi. Geleneksel dünür yemekleri için start verilmişti bir kere :)

Ve sıra bizdeydi öğlen 2 gibi hazırlıklara başladık annemle birlikte sonrasında esruşumda yardıma gelince bir elin nesi var iki elin sesi var misali temiz ve hızlı bir iş çıkardık. Dünür iftarı olduğu için annem Gülşen teyzeyi de (ablamın kayınvalidesi)  çağırmıştı. Yusufcan yine öğlen gibi herkesten önce geldi o geldiğinde her şey bitmiş bir tek masa hazırlanmayı bekliyordu. Salona uzun bir masa kurup hep birlikte oturduk iftara. Yine hep birlikte topladık :) Böyle zamanlarda insan şu bulaşık makinesini icat edenden Allah razı olsun demekten alıkoyamıyor kendini :) Bu işlere baktıkça seneye bunların altından nasıl kalkacağım merak ediyorum :) 3. Hafta da böylesine güzel ve aile saadeti ile geçti. Bir balkonda bir içerde oradan buradan konuşuyoruz derken saat 12 olmuştu bile…

4. hafta evde kendi eşimizi dostumuzu ağırladık. Cumartesi günü ise malum klasik nişanlı adetini uygulayıp bayramlık almaya çıktık. :)  Ramazan ayının son Pazar gününde ise canım arkadaşım Niluşumun doğum günü kutlaması vardı. Biz, ablamlar, kuzenleri vs hepimiz seyir tepede akşam yemeği yiyip pasta kestik. Ertesi gün iş olmadığını bilmenin rahatlığı paha biçilemezdi tabii ama Yusufum gene kalkıp işe gitti ona tatil yok :) 

Derken Bayram günü gelip çattı yusufum tatlısını alıp kız evine el öpmeye sabah erkenden geldi. Bizim evdeki merasimi bitirince nişanlı olarak ilk el öpmemize benim tarafımla başladık. Eniştemin arabasına nasıl sığabildiğimize hiç girmeyeceğim :) 



Bizim tarafı bitirdiğimizde vakit çoktan akşam olmuştu. Esruşlarla birlikte ver elini Sasalı akşam yemeği :) o sırada kayınbabamlar babamlarla bayramlaşmaya gitmişler. Akşam döndüğümüzde bizdelerdi. Yusufcan gece eve dönmedi bizde kaldı sabah hiç vakit kaybetmeden onların akrabalarına gezmeye çıktık. Gün sonunda ise köyden bir akrabalarının düğününe katıldık derken iki koca günü devirdik. Ne iki koca günü ? koca bir ayı devirdik. :) 


Üçüncü günü ise alarm 5.30’a kuruluydu çünkü çisemin yanına Uşağa gidip bayramı orada bitirecektik. Ama onu  ayrı bir yazıda anlatayım değil mi canım Uşak/Eşme/Ulubey gezimiz için özel bir yazı patlatmak yakışır. :)

Rabbim nice ramazanlar nice bayramlar yaşatsın inşallah hepimize. Bizim İlk ramazanımız çok şükür huzur dolu geçti Allah ağzımızın tadını bozmasın. :) 

Tuğçe Çalışkanerler