23 Mayıs 2016 Pazartesi

Hayat Trenim, Dost Dediklerim,Gelip Geçenlerim, Yol Boyunca Eşlik Edenlerim


  
Küs değilim hiç kimseye. Küs olmak, içinde barışma ihtimali barındıran bir kelimedir. Barışma ihtimali ise yalnızca çok sevdiklerimizde, hakkını ödeyemeyeceklerimizde geçerlidir. O yüzden küs olduğum hiç kimse yok adını söyleyebileceğim.

Hayatımda olan insanlar var, yere göğe sığdıramadığım.
Bir de hayatımda olmayanlar, önce girip sonra çıkanlar.

Eğer hayatı bir tren yolculuğu gibi ele alacak olursak ve bensem eğer bu trenin makinisti, istediğim kadar yolcu alabilirim kendi hayat trenime.
Kimileri yolun sonuna kadar gelirler benimle birlikte. Kimilerinin ise yakındır son durağı. İnmeleri gerekiyordur, birlikte gideceğimiz yolun sonuna gelmişizdir, bir şeyler öğrenmişizdir birbirimizden, almamız gereken dersi almış, vermemiz gereken sınavı vermişizdir. O artık bu trende fazlalıktır, ağırlıktır.
Dedim ya işte, son durağı yakındır.

Kimi eşimizdir kimi dostumuz, kimi en sevdiğimiz arkadaşımız. O iner, tren yoluna gitmeye hep devam eder. Bir sonraki durakta yeni bir yolcu bekleyebilir, belki de birçok durak boş geçebilir kim bilir?
Yol bitmediği sürece, tren gitmeye hep devam edecektir. İçindekiler zaman zaman sizinle sınav verecektir. Camdan dışarı baktığınızda bazen yemyeşil bir orman, bazen çamur, bazen deniz gözükecektir.
Ve yol ilerlemeye devam edecektir...
Küsmeyin kimseye size yaşattıklarından dolayı ya da kırılmayın herkese, her söylenene. Mesela kızdıysanız, kırıldıysanız birine ya da aynı değilse baktığınız çerçeve,
 küs olarak, kin duyarak taşımayın onu hayatınızda. Ağırlık yapmayın ve yavaşlatmayın ilerleyen yolunuzu.


Unutmayın!
Bu trende makinist sizsiniz. Durak geldiyse, istediğinizi indirebilirsiniz.


Tuğçe ÇALIŞKANERLER