18 Mart 2016 Cuma

Nişanımız ♥

Merhabalarrrr
 
Yazmayı çok sevsem de çoğu zaman bunun için hiç vaktim olmuyor ne yazık ki ya da yaratmıyorum desem daha doğru olacak. Neyse ki bu gün cuma haftayı kapattık miskinliğim üzerimdeyken bana bir heves geldi ki sormayın gitsin.
 
Tam üç buçuk ay geçmiş Ay zaman gelmek bilmiyor diye beklediğim nişanımızın üstünden. Tadı damağımda kaldı. Bu gün dönüp arkaya baktığımda iyi ki büyük nişan yapmışım diyorum kendi kendime. Bu duyguyu sadece düğünde yaşasaydım o zaman tadı tam anlamıyla damağımda kalırdı herhalde. Rüya gibi bir 5 Aralık...
 
Sabah sevgilim ve görümceciğim erkenden bize geldiler birlikte kahvaltı yaptık bizimkiler ile birlikte. Kahvaltıdan sonra kuaföre gitmek için biraz daha vaktimiz vardı onu da yusufcan'a takım elbiselerini giydirip hangi gömleği giyeceğine karar vermekle geçirdik. Sabah 10:00'da kuafördeydik Ablamla niluş işten öğlen çıkacakları için yetişemediler bize. Onlar geldiğinde bizim saçlar çoktan sarılmış, makyajımız yapılmıştı artık saçlarımız modele giriyordu. Salonsa tıklım tıklım dolduydu aynı gün içinde dokuz gelin ve yanındakiler :) :)
 
Baktık saat 4'e geliyor ben hazırım çisemciğim hazır bizimkiler hala hazır değildiler e bizim de hava kararmadan dış çekime gitmemiz lazım. Aşkitomu arayıp biz hazırız çıkalım ablamlar sonradan bize katılsınlar dedim. Nişanlım zaten bizi bekliyordu almış gülünü de eline geldi beni çıkardı :)
Bir süre yolda kaybolan necocuğumuzla (arkadaşımız) uğraştıktan sonra neyse ki çekim alanına geldik Allahtan çok şükür ki Aralık ayında güneş yazı aratmayacak kadar çok yansıyordu. Fakat hava inanılmaz soğuktu. Olsun önemli olan fotoğraflarımızın güzel çıkmasıydı biz donsakta olur :) Titreyerek poz verdiğimi hiç unutmayacağım sanırım. :))

 








Bizden sonra Melihcan ve Derya'da (arkadaşlarımız)  geldiler. Onlarda kürkler ceketler olmasına rağmen dayanamayıp toplu çekim sırası gelene kadar arabada beklediler. Biz önce ikimiz çekildikten sonra ablamlarda gelince toplu pozlarımızı çekildik ve bize gitmek üzere Tarihi hava gazından ayrıldık. Mahalleye üç dört araba korna basa bas giriyor olmanın verdiği o güzel duygu tarifsiz. Allahım herkese en güzellerini göstersin böyle şeylerin. Evde fotoğraflar selfieler derken bişeyler atıştırıp tekrar salona gitmek  üzere kornaları patlata patlata çıktık sokaktan. :)


Hep birlikte gelin odasına geçtik heyecan dorukta tabi... :))  Laf aramızda
yusufçuğum viski almış. Hepimiz ikişer sek içtik. Bana bir rahatlama geldi ki sormayın gitsin sanırım yaptığım en doğru şeylerden biriydi :) kendi ellerimle fotoğraflarımızdan slayt hazırlamıştım biz çıkmadan arkadan onu verdiler.

Ve o an...
O müzik, o yüksek alkışlar...
Yazarken yüzümde bir tebessüm, kalp ritmimde hızlanma... :))
Bir saniye bile oturmadık sürekli gülüyorduk bir onunla bir bununla oynuyorduk. Ta ki göçmen halayına sıra gelene kadar. Hayatında hiç göçmen halayı çekmeyen nişanlıcığım göçmen halayı çekerse bütün göçmenler halayı yeni baştan öğrenirler :))) Neyse ona hiç girmeyeyim. :):):)

Nişan yüzüklerimizi eniştem taktı ''Hayırlı olsun diyorum, başka da bir şey diyemiyorum'' dedi ve taktı :):)):):)  yediden yetmişe heyecan dorukta tabii...
Yüzüklerimiz takıldıktan sonra e şovumuzu da yaptık bir harmandalı oynadık karşılıklı. Sevgilim çok güzel harmandalı oynar bana da nişandan önce öğretmişti. Çok güzel oldu nişandan sonra her karşılaştığım insan bana ondan bahsediyordu. Allahıma bin şükür düşündüğümden çok daha güzel bir günü onuncu yıl marşıyla sonlandırdık. Ordan tekrar bize :)

 


Herkese nişan kurdelemi güzelce yutturdum. Necoya fazla fazla verdim ki biran önce onu da everelim diye :)
Niluşum zaten ayakta uyuyordu :)   esruşun enerji tavan. Hadi kopalım coşalım. Neyse gittik mekana ama yok herkes ayakta uyuyor biraz durduk oradan çorbacıya. Çorbacıya gittiğimizde artık gözlerimi açamayacak kadar yorgun düşmüştüm. Eve gelince kızlarla hemen yattık :) Sabahta hep beraber güzelce bir kahvaltı yapıp gıybete daldık derken...
Çok şükür ki bugün üstünden üç buçuk ay geçti bile :)

Allah herkese bu güzel günleri güzel telaşlarla rüya gibi yaşamayı nasip etsin...