27 Ekim 2015 Salı

Allahın Emri Peygamberin Kavli Babalarımızın İzni İle...




Merhaba Blog!

Şu aralar nişan telaşı içerisinde olan bir kız olsam da  söz gecemi buraya yazmayacak değilim :) Eskiden günlük tutmayı çok seviyor olmama rağmen bu aralar defterin yüzüne bile bakmıyorum. En azından henüz her şey taze iken buraya bir şeyler yazayım ki ileride açıp okuyabileceğimiz anılarımız olsun :)


Evlenme teklifi aldıktan bir süre sonra ailelerimiz kendi aralarında tanıştılar. Önce yusuflar bize geldi daha sonra da biz onlara gittik. İkramda sınır yok tabii her iki tarafta hünerlerini fazlasıyla sergiledi Allahıma çok şükür gayet iyi geçti her şey ve sonunda isteme günü kararlaştırıldı...



11 Ekim 2015 / Pazar


Saat 09:00 uyandım kahvaltıydı evi yeniden toparlamasıydı derken saat 12 olmuştu bile hemen çarşıya fırladım bir önceki gün tadilat için terziye verdiğim söz elbisem maalesef istediğim gibi olmamıştı çünkü beğendiğim elbise modelinde beden yoktu ve ben 42 beden bir elbiseyi 36 bedene düşürmeye çalışıyordum :)  pazar günü ''12:00 de açacağız olmazsa gel '' demelerine rağmen gittiğimde dükkan kapı duvardı. Koştur koştur her yerde terzi aradım durdum ve sonunda biri imdadıma yetişti hemen ölçülerimi verdim ve çok şükür bir saat sonra elbise tam da istediğim gibi olmuştu  azmin zaferi dedikleri  :) :) orijinal 36 beden bir elbise haline geldi  :)


Saat 15:00 te  Nilay geldi bir stres kahvesi içip hemen kuaföre gittik. Bu zamana kadar kuaförden yana hiç şansı olmayan ben bu sefer oradan da mutlu ayrılmıştım çok şükür saçımda düşündüğüm gibi olmuştu hatta belki daha iyisi :) Makyajımı sade tutmak istediğimden evde kendim yapmayı tercih ettim ki severim, az buçukta anlarım tabi ;) ;) ;)




Ve zaman gittikçe yaklaşıyor, kız tarafı tek tek dökülmeye başlıyordu...

Biz fotoğraf çekiliyorduk herkesi tek tek tembihledim kimse benim fotoğrafımı karşı taraf gelmeden sosyal medyada paylaşmasın diye :) derken Yusuf aradı...



- Biz çıktık geliyoruz


- Tamam hayatım bekliyoruz


Telefonu kapatır kapatmaz bendeki tepki   '' Yusuflar bize geliyormuuuuuuuuşşş!!!! ''

Herkes bir anda yavrum sen kimi bekliyordun diye gülmeye başladı :) ve bir süre sonra korno sesleri duyulduğu an elim ayağım zangır zangır titremeye başladı ki bu durum gün bitene kadar devam etti. Aşırı derecede panik ve heyecanlı idim. Sadece ben değil tabi iki ailede öyleydi :)


Ve geldiler...











Yusuf geldiğinde herkesin elini tek tek öperken öyle bir otomatiğe bağlamıştı ki henüz 34 yaşında olan Birgül ablanın bile elini öpmeye kalktı :) E normaldir tabi el öpe öpe ilerliyor çocuk kafa hiç yukarı kalkamıyor ki :) :)



Biraz oturduktan sonra Necmettin baba bana ''Tuğçe kızım herkesi topla salona, istiyoruz dedi :) ''

Kahveleri dağıtmaya başladım. Günlerdir beni herkes önce büyüklere ve oğlan tarafına dağıt diye programlamıştı fakat kahve tepsisini elime aldığım an resmen beynim durdu ve salondan içeri girdiğimde ne yapacağını bilemeyen biri haline dönüştüm :) Aslında çok güzel başlamıştım önce dedelere verdim daha sonra bir şey oldu bana. Bir sağa baktım bir sola baktım döndüm kız tarafına dağıttım bütün tepsiyi :) :) herkes o kadar karışık oturmuş ki sırayla dağıtsan bir dert dağıtmasan dur seni atlıyorum desen ayrı dert :) neyse ki biricik ablam gene her zaman ki gibi arkamı toparladı :)






Sıra Yusuf'un kahvesindeydi tuz yerine şeker koyacaktım bol bol.  O panik ile az şekerli seven sevgilime kaç kaşık şeker attığımı hatırlayamıyorum. Birgül abla önceden atmış zaten ben bu azdır şimdi dedim birde ben doldurdum :) :)


Ve Yusuf'un dedesi konuya girdi....

- Allah'ın emri Peygamber'in kavli ile kızınız Tuğbayı...

Tuğba?

Tuğba kim? 

Necmettin baba hemen düzeltti durumu ve güzel bir isteme merasimi sonrasında sözlendik :)

Merasim biter bitmez içeri gittiğimde ilk söylediğim : ''Ay ben artık içeri girmesem olmaz mı ?'' çünkü inanılmaz paniktim ve bir an olsun bu durum hafiflemedi :)

Mutfaktan biri sanırım Nilaydı sen çok paniksin içeri gir otur ikram ye diye tabağı elime verdi tam gttim oturdum ki annem kulağıma eğildi '' kız sen deli misin gelin oturup baş köşede ikram mı yer? ''


Haydaaaaa!





Neyse ki geçtik içeriye fotoğraflar çekildik fotoğraf için Radikal dershanesinde tanıştığım o gün bu gündür görüşmeyi hiç bırakmadığım temiz yürekli dostum Serhat gelmişti. Tabir-i caiz ise her saniyeyi fotoğraflamış sağ olsun :) tabi tek tek orada bulunan herkes ile fotoğraf çekildik tebessüm eder şekilde kaldı suratımız bir süre sonra kalıplaştı haliyle  :) :)







Genede tüm paniğe tatlı aksiliklere rağmen çok güzel bir gündü yüce Allahım utandırmasın kötü enerjilerden nazarlardan korusun :) 
Gecenin sonunda  sevgilim kornayı patlatırcasına çıktı sokaktan. 


Darısı Nişanımızın başına... :) 

Bin Şükür.



Tuğçe Çalışkanerler