16 Mart 2015 Pazartesi

MARMARİS / GOLDEN ROCK HOTEL


Günaydın!
Mutlu sabahlar 
Bugün size gene tatil için fikir amaçlı bir yazı yazmak istedim. Malum yaz kapıda artık bu tarz yazıları sıklıkla görebilirsiniz. Günün misafir Hotel’i iki yaz üst üste tatil yapma fırsatı bulduğum
Golden Rock / Marmaris.



 Marmaris, şu yazımda bahsettiğim gibi Datça’da yerleşik olarak kaldığımız dönemlerde epeyce hakim olduğumuz bir ilçe. Bu sebeple gerek tatil yaparken gerek dışarda gezerken hiç zorlanmadık, yabancılık çekmedik.  Marmaris için ayrı bir yazı yazmak gerek. Elbette ki tek bir yazıya sığdırılamaz ama bugün ben kısa ve net bir şekilde yalnızca Golden Rock Hotel’e değinmek istiyorum. O halde lafı fazla uzatmadan objektif bir şekilde naçizane fikrime dayanarak hem tatili anlatayım hem de beğendiğim ve beğenmediğim özelliklerini sıralayayım sizlere.




Golden Rock Hotel’e ilk gittiğimiz sene 2012 yılıydı epey kalabalık şekilde birkaç aile gittik. Pırıl pırıl tertemiz taze açılmış bir hotel. Odalar temiz, görevliler oldukça samimi idi. Biz kalabalık gittiğimizden tatilinde tadına baya vardık diyebilirim. İlk gittiğim sene için hiçbir pürüz bulamıyorum desem yeridir. Ki memnun kaldığımızdan olsa gerek 2013 yılı içinde tatil durağımız yine Golden Rock Hotel oldu. Şimdi asıl konu burada başlıyor artık beğendiğim ve beğenmediğim, bir sene içinde değişen ya da güzelleşen yönlerine geçebiliriz.







Öncelikle sevdiğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Marmaris bizim için anı dolu bir yer olduğundan Hotel’e bakış açımızda bu sebeple hep sıcak oldu. Çalışanları her iki sene içinde söylüyorum son derece sıcakkanlı ve ilgiliydiler. Öğrenci olmaları tabi ki durumu daha eğlenceli kılıyor. Odalar ve genel olarak hotel son derece temizdi. Bir şeyler içmek için tasarlanmış balkonu oldukça hoş, yemek salonu son derece şık ve temizdi. Yemekleri de güzeldi ( ama 2012 de çeşit çok daha iyiydi 2013 için aynı şeyi söyleyemem.) Hotelde tek bir havuz olduğundan sakin sakin yüzmek isteyenler aqua tarzındaki kaydırakları kullananlardan rahatsız olsa da, bu durum aqua’nın belirli saatlerde açılıp belirli saatlerde kapanmasıyla kontrol altına alınmış bu da gayet iyi olmuş. Ayrıca Hotel işlek bir cadde üzerinde olduğundan, dışarı çıktığınızda hiç sıkılmayacağınız aşikâr



Gelelim sevmediğim yönlerine,
Bir kere Hotelde hiç yeşil alan yok. Bu da alan kısıtlılığından kaynaklanıyor diyorum onu geçiyorum. İkincisi havuz başı şezlongları Hotel misafirlerine göre yetersiz kalıyor ve laf yerindeyse şezlong kapmaca durumu ortaya çıkıyor erken kalkan şezlongunu kapar. Kalkamayan güneşe kalır ya da hiç yer bulamaz.(bu durum 2014 yılında değiştiyse bilemem) 2013 yılı için söylüyorum 2012 yılına göre bir denetim eksikliği söz konusu olmuştu. Özellikle çocuk havuzu çok sık kirleniyor ve kullanmaya kapatılıyordu. Bunun için kendim bizzat resepsiyona bilgi verdiğimi çok iyi hatırlıyorum. Bir de hotel misafirlerine göre, dış alan biraz yetersiz kalıyor diyebiliriz.





Benim Hotel için genel fikirlerim böyleydi. Bir daha gider misiniz derseniz, evet giderim 2012 yılında kara manzaralı oda da kalırken 2013 yılında deniz manzaralıda kaldım. Her ikisinden de memnun kaldım.  Hotel’in denize sıfır olduğunu da söylememek olmaz elbette.
Umarım sizin için bir fikir olur sevgiyle kalın…

                                                                        *TugceCalıskanerler