11 Mart 2015 Çarşamba

ANTALYA-SİDE / Crystal Admiral Resort



Haftanın orta gününden herkese kocaman Günaydın!
Bugün hazır yaz kapıya dayanıyorken fikir olması açısından tatil yazısı yazmak istedim. Her zaman olanın aksine bu sefer bir ilçeden değil bizzat bir Hotel’den bahsedeceğim 2014 yazında tatil amaçlı gittiğimiz Crystal Admiral Resort Antalya/Side.




Öncelikle nasıl gittiğimizi, nerden bulduğumuzdan bahsetmek istiyorum kısaca. 2013 yılında ablamların ailece tatil yaptığı yerdi Crystal Admiral Resort. Onların tavsiyesi üzerine dört aile 2014 ramazan bayramı tatilini orada geçirmeye kadar verdik erken rezervasyon fırsatı  sayesinde yaza girmeden Anı Tur aracılığı ile bütün işlemleri tamamladık. Gene erken rezervasyon fırsatı ile uçak biletlerine kadar her şey tamamdı aylar öncesinden. Tek bir şey kalmıştı oda tatil tarihini sabırla beklemek.
Zaman gene su gibi aktı ve tatil günü geldi çattı. Gayet keyifli bir uçak yolculuğunun ardından sıra Side’ye gitmeye geldi. yine turun vesilesi ile ayarlanan servisimize bindik. Hiçbir yere sapmadan devam eden  ve sanki gidiyormuşsun da hiç bitmiyormuş gibi gelen hatta ve hatta yanlış hatırlamıyorsam uçak yolculuğuyla hemen hemen aynı zamanı çalan bir yol. Neyse ki sonunda Hotel’e varabildik.
Sizi çok sıkmadan yazıyı da fazla uzatmadan kısaca beğendiğim ve sevemediğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Sonuç itibariyle bu bir fikir ve öneri yazısı o yüzden direk işin asıl özüne inelim.





İlk başta sevdiğim yönlerinden bahsetmem gerekirse gayet büyük bir Hotel. Bununla birlikte havuzlarının aqua bölümü ve normal bölüm olarak ayrılması sakin sakin yüzmek isteyenler için oldukça iyi olmuş.
Hotel alanının büyük olması, yeşil alana epey yer ayırmalarına vesile olmuş ki bu da insanın içini oldukça açıyor. Bahçede bulunan kahve bölümü ''geldiysen burada kahve içmeden gitmen ayıp olur.'' der gibi gayet başarılı tasarlanmış. Aynı zaman da canlı müzik performansları da iyi derecede başarılıydı. Yemeklerine gelecek olursak, tamamen naçizane fikrim genel olarak her Hotel’de olduğu gibi iyileri de kötüleri de var elbette ki. Genede  orta seviye diyebiliriz.


Gelelim diğer özelliklere, yanılmıyorsam en az on yıllık geçmişi olan bu Hotelin bana kalırsa acilen restore edilmesi lazım. Dış bahçeye gösterilen özenin görsel bütünlük açısından binaya da gösterilmesi şart gibi. Hotel’in büyüklüğü ve kalabalık oluşu doğru orantılı ilerliyor bu da sakin bir tatil arzu edenler için pek ideal olmayabilir. En sevemediğim yönüne gelecek olursak, kesinlikle yemek salonu. Öyle bir Hotel için çok daha iyisi olabilirdi gerek düzen olarak gerek kullanılan masa ve sandalyeler olarak pek beğendiğimi söyleyemem.

İşte benim naçizane olumlu ve olumsuz yorumlarım böyleydi. Ve tüm bu yazdıklarımın yanı sıra bir şey söylemem gerekirse, muhteşem keyifli bir tatildi ilk defa gittiğim Antalya’yı pek gezememiş olsam da bu vesile ile Manavgat şelalesini de görmüş oldum onu da başka bir gittiğim yerler yazıma saklıyorum 
ve daha fazla lafı uzatmadan size huzur dolu bir gün diliyorum

Sevgiyle kalın.

*TugceCalıskanerler