20 Şubat 2015 Cuma

Peki Başkasınınkini ?


‘’Yeter!’’ Demek geliyor içimden çok konuşana,
kavgaya karışana,
artistlik yapana,
bilmeden eleştirene,
herkes benden korksun edasında takılana.
Yeter…

Hep bir önde olma egosu. Kimi parasıyla, kimi kudretiyle, kimi agresifliği ile kimi fazla cesareti ile…
Nedir birbirimizle alıp veremediğimiz? Nedir diğerimizden istediğimiz? Güçlüyken güçsüzü ezmelerimiz neden? Neden bu başa çıkamadığımız egolarımız? Şımarık çocuk tavırlarımız…
Bıraksak olmaz mı başka hayatları? Kendimize dönsek biraz. Nerden geldim nereye gidiyorum desek mesela…

Bulsak eksiklerimizi, çoğaltsak olumlu yönlerimizi. Başkalarının hayatını irdelemek yerine, kendimizi keşfetmeye adasak zamanımızı. Daha aktif insanlar olmaz mıydık? Her pencereden hayata farklı bakıldığını anlasaydık da vazgeçseydik insanları kötülemekten, eleştirmekten,  ‘ben olsam hayatta böyle yapmazdım’ demekten…
Bırak başkasının neyi nasıl yaptığını.
Bırak ben olsaydım böyle olmazdı tavırlarını.
Bırak egolarını, yukardan bakışlarını.
Özüne dön, aynaya bak, kendini gör.

Başka hayatlara kafa yorduğumuz kadar kendi hayatımıza yorsaydık, biraz anı yaşasaydık, ben tam olarak dünyanın neresindeyim ne yapıyorum ne katıyorum kendime deseydik mesela…
Ne çok çıkardı eksiklerimiz, eksik kalanlarımız.

Ne yollar kat ederdik başkasını düşündüğümüz kadar, kendimize dönüp bir baksaydık…
Dedikoduyu sevmeyiz. Evet, hiç sevmeyiz. Kendi dedikodumuzun yapılmasını elbette ki asla kabul edemeyiz. Peki başkasınınkini?

*
Peki başkasınınkini?
*
Peki başkasınınkini?



Ben bu herkesi  eleştiren dedikoducu kişileri yeterince eleştirdiğime göre, artık yazıyı sonlandırabilirim.
Dedikodu mu yaptım?
 Yok canııım…
Olan şeyler bunlar.








Huzurla Kalın.





                                                          *   TugceCalıskanerler