2 Şubat 2015 Pazartesi

Bir Kez Daha



Hayattaki en yüce duygudur aile olabilmek. Ve ben her gece var olan, beni sahiplenen bir ailenin evladı olarak dünyaya geldiğime şükrederim. Hoş bu zamana kadar ailesi olmayan, farklı yerlerde yetiştirilmiş, farklı insanlar tarafından büyütülmüş bir tanışım olmadı hiç…
Olmamasına rağmen, ben doğuştan verilen yüce armağanın farkındaydım. Her zaman hissettim yüreğimin bir yerlerinde.
Bir bebek anne karnına düşer, gelişir, doğar ve anne babasının kucağına verilir. Oldukça sıradan.
Hayır! Hiçte öyle değil.
Eğer siz böyle düşünüyorsanız;  borçlu olduğunuz şükürleriniz, eksik kalan minnetleriniz var demektir.
*
Bir kere her ne koşulda olursa olsun siz o hastaneden çıkıp kendi evinize geldiyseniz, bu sizin dünyaya aslında en baştan şanslı geldiğinizi gösterir. Koşullar değişir, her yıl değişir her ay hatta her hafta. Bunun bir önemi yok. Çünkü, içinde bulunduğun koşullar hayatının her basamağında değişecektir zaten. Asıl önemli olan; senin gururla mı, telaşla mı, utançla mı geldiğin dünyaya…

Elbette ki bu duyguların hiç birinde senin bir Pay’ın yok. Ya da ‘istemiyorsanız ben geri gideyim.’ deme şansında olmadığına göre, farkına var hayata gözlerini nasıl açtığının. Sırf sen dünyaya geldiğin için hayata daha sıkı sarılan, gözlerinin içi parlayan bir annen olmuşsa mesela… Ya da seni kucağına almaya korkan, elleri titreyen bir baban…
Belki de ‘bir kere de ben kucağıma alabilir miyim?’ diye kendini paralayan bir kardeş…

İşte bunlar en büyük şükürlerin sebebidir. Sırf bunun için bile kaç kez şükrettin Allah’a?

Hiç düşündün mü aslında ne denli şanslı olduğunu? İsyan etmeden önce utandığın oldu mu hiç?
isyanlarımızın buhar olup uçtuğu, şükürlerimizin dilimizden hiç düşmediği,
karşılıksız yüce sevgilere sımsıkı bağlandığımız güzel bir hafta olsun.



*
Hadi git seni gönülden sevenlere bir kez daha,  nedensizce sarıl...

Mutlu Pazartesiler...





               
                                  *  TugceCalıskanerler