28 Mayıs 2018 Pazartesi

EVDE UYGULADIĞIM GERİ DÖNÜŞÜM FİKİRLERİ














Doğayı sevmek lafta kalmamalı küçük bile olsa bir takım çalışmalar yapmalı insan. Evinde, işinde nefes aldığı her yerde başkalarının ne yaptığı, bu konuda ne kadar duyarlı olduğu umurunda olmadan sadece kendi için, teşekkür etmek için doğaya olan minnettarlığını göstermeli ve bende varım demeli. Saymakla sonu gelmeyecek nimetleri düşündüğümüzde bu bir vefa borcu da aynı zamanda.

Peki evimizde ne gibi çalışmalar yapabiliriz?

Birçoğunuzun da aklına geleceği üzere yapacağımız şey oldukça basit. Çöp ayrıştırmak. Bunu birçok insan bilir fakat uygulamakta güçlük çekenler fazla sayıdadır. Benim çöpümden ne olacak ki demeyin. Sadece bir hafta denemek için uyguladığınızda aslında sizin çöpünüzden de çok şey olduğunu göreceksiniz. İşe büyük başlamanıza,  geri dönüşüm ayrıştırma kutuları almanıza da gerek yok. İlk etapta yavaş yavaş bu alışkanlığı edinmeniz yeterli olacak. Sonrasında ayrışmamış çöpü atmaya zaten içiniz el vermeyecek.

İşe deterjan kutuları/paketleri ile başlayabilirsiniz. Banyonuzda açacağınız ayrı temiz bir poşete o hafta biten deterjan kutu/paketlerini atabilirsiniz aynı zaman da evde başka bir plastik şişe kutu vs. çıktığında gene aynı poşetten yararlanabilirsiniz. İki numara; soda şişeleri. Gene mutfakta açacağınız ayrı bir poşete cam soda şişelerini ayrıştırarak cam atık poşeti yapabilirsiniz. Çatlayan bardaklar, alkol şişeleri gibi birçok alanda da cam atık poşetinden yararlanabilirsiniz. Üç numara; kâğıtlar. Eğer küçük çocuğunuz varsa ya da evden çalışan biriyseniz oldukça fazla kâğıt atığınız oluyor demektir. Çoğunuzun odasına bir poşet açıp onun karaladığı, yırttığı kâğıtları sizin çalışırken çıkan atık kâğıtlarınızı doldurabilirsiniz. İlk düşündüğünüzde az gibi gözükse de inanın bir haftanın sonunda evinizden çıkan atığa sizde şaşıracaksınız. Ve tabi ki önemli sayılan diğer atıkları da unutmamak lazım. Pil, ampul vs.

Bir haftanın sonunda evinizdeki ayrışmayı yaptınız elinizde 3 poşet ayrıştırılmış atık var. Bunları dilerseniz atık toplama merkezlerine direk bırakabilirsiniz. Fakat artık her mahallede olan cam, plastik atık toplama kutuları sayesinde işler çok daha kolay. O da yoksa ayrıştırdığınız poşetleri çöp kutularınız yanına ayrı ayrı bağlayarak atık toplayan kişilerin onları almasını sağlayabilirsiniz. Her şey bizim elinizde.

Tuğçe Çalışkanerler Ercan



25 Mayıs 2018 Cuma

HAMİLELİKTE DOĞRU KAHVALTI


Kahvaltı günün ilk öğünü olmasından kaynaklı sadece hamileler için değil herkes için oldukça büyük bir önem taşır. Uzun bir uyku sonrasında yaptığımız ilk öğün, bizim gün içindeki enerji durumumuza da etki eder.

Hal böyle olunca, bir bedende iki can olan hamileler bu duruma çok daha fazla önem verip, hem kendini hem bebeğini düşünerek ideal kahvaltı tabağını hazırlamak durumundalar.
Hamilelik döneminde vücuda gerekli olan vitaminleri almak için ideal bir kahvaltı tabağında olması gerekenleri gelin hep birlikte inceleyelim.

Yumurta
En önemli protein kaynaklarından biri olan yumurta ideal bir kahvaltı tabağının olmazsa olması kabul ediliyor. Ayrıca demir, çinko ve fosfor içerir. Yumurta tüketiminde dikkat edilmesi gereken noktalar doğru yumurta seçimi ve iyi pişmiş olmasıdır.

Peynir
Süt ve süt ürünleri bilindiği üzere yüksek bir kalsiyum deposudur. Bunun yanı sıra fosfor, çinko, protein ve B vitamini yönünden zengin doğru peynir seçimleri hem annenin sağlığını hem de bebeğin gelişimini oldukça olumlu şekilde etkiler. Peynir tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta tuzsuz peynir çeşitlerini tercih etmek ya da tüketmeden önce suda bekletip tuz oranını düşürmek.

Mevsim Yeşillikleri
Salatalık, domates, biber, roka, tere vb. folik asit yönünden güçlü gıdalar lif ve C vitamini ihtiyacını karşıladığından anne ve bebek sağlığı için son derece yararlıdır. Gebelikte tansiyon yükselmesini de azalttığı ile bilinmektedir. Yeşillik tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta iyi yıkanması ve mümkün oldukça sirkeli suda bekletilmesidir.

Zeytin
Bilindiği üzere zeytin omega 3 kaynağıdır. İdeal bir kahvaltı tabağının da olmazsa olmazıdır. Fakat dikkat edilmesi gerekilen husus fazla tuzlu zeytin tüketilmemesi ve gerektiği takdirde suda bekletilip tuz oranının hafifletilmesidir.

Süt
Gebelik döneminde yüksek önem taşıyan bir içecek olan süt kalsiyum deposu olmasının yanı sıra çinko, fosfor, A,B,D vitaminleri içerir. Annenin gebelik dönemindeki kemik yapısını korurken bebeğin kemik gelişimine yüksek oranda katkı sağlar. Süt tüketiminde temin edilen sütün günlük ya da UHT olmasına dikkat etmek son derece önemlidir.

Ceviz
Omega-3 açısından zengin olan ceviz aynı zamanda B grubu vitaminler, mineraller, yağ, E vitamini ve protein içerir. Bebeğin beyin gelişimine katkısı son derece yüksek olduğundan mümkün olduğunca kahvaltılarda 2-3 adet tüketilmesi tercih edilir.

Anne adayları için hem kendi vücut direncini korumak, hem de bebeğinin gelişimine katkı sağlamak açısından hazırlanabilecek doğru kahvaltı menüsü bu 6 ana gıda ile sıralanabilirken, daha da zenginleştirilebilir. Unutmamak gerekiyor ki Sağlıklı anne, sağlıklı bebek.

Tuğçe Çalışkanerler Ercan



24 Mayıs 2018 Perşembe

GEBELİKTE SÜT TÜKETİMİ


Sadece gebelikte değil normal zamanlarda da son derece yararlı olan süt kalsiyum açısından oldukça zengin olmasının yanı sıra bebeğe ve anneye olan yararları saymakla bitmiyor. Öyle ki doktorum daha ilk randevumuzda beslenmenin öneminden bahsederken her gün mutlaka süt içmeni istiyoruz demişti. Bu, benim gibi süt aşığı bir insan için son derece keyif verici bir durum elbetteki :)

Her gün işe gelirken günlük şişe sütlerden alıp gün içinde tüketiyorum. Hal böyle olunca gebelikte süt tüketimi üzerine uzun uzadıya bir araştırma yaptım. Hadi hep birlikte sütün anne ve bebek üzerindeki yaralarını gözden geçirelim.

* Hamilelikte (gebelikte) süt içen anne adaylarının bebeklerinde multiple sclerosis adı verilen hastalığın ve düşük doğum ağırlığı gibi olayların daha az görüldüğü belirlenmiştir.

* Gebelik döneminde yeterli düzeyde kalsiyum alan anne adaylarının almayan anne adaylarına göre preeklampsi gelişim riskinin 5 kat daha az olduğu tespit edilmiştir.

* Bebeğin kemik yapısının gelişimi için kalsiyumun yararı bulunduğu gibi, bebeğin organ ve vücudunun tam anlamı ile gelişimine devam etmesi için gerek duyulan D vitamini ile proteinlerin varlığından dolayı, süt çok değerlidir.

*Anne adayının, hamilelik süresince süt içme alışkanlığını kazanmış olması, yalnızca kalsiyum açısından değil, protein ile beraber A, C, D ve K vitaminleri ile demir, iyot gibi mineral ihtiyacının giderilmesi bakımından da oldukça önemlidir.

*Sütün içinde 23 adet amino asit bulunduğu bilinmektedir. Amino asit, hayati önem taşıyacak kadar mühimdir. Ayrıca sütün içinde Laktoz bulunur. Laktoz; A, D,E,K vitaminlerini almamızı sağlar. 


Yeni yazılarda görüşmek üzere :)

Tuğçe


12 Mayıs 2018 Cumartesi

Hamilelik Günlüğüm | İlk Üç Ay



Selamlar,

Hamile olduğumu öğrendiğim ilk bir iki hafta kendimi inanılmaz iyi ve zinde hissediyordum.Fakat bu durum yerini zamanla halsizliğe ve isteksizliğe bıraktı. Yavaş yavaş midem bulanmaya istifra etmeye başladım. O günlerde sadece yatıp uyumak hiçbir şey yapmamak istiyordum. Araştırmayı, hamile fotoğraflarına bakmayı da bırakmıştım. Hatta ve hatta takibe aldığım ve aşırı paylaşım yapan birçok hesabı da takipten çıkardım. Midem bulandıkça ve o paylaşımları gördükçe sanki daha çok bulanıyordu. Bi an durup ''ya birkaç ay böyle devam ederse?'' diye düşündüm.

Neyse ki öyle olmadı. Mide bulantılarım bir süre sonra geçti. Tabi bunda beslenme rutinimin de katkısı vardır. Bir süre hep ekmek arası peynir yedim. Evet iyi bir şey değil ama ben çözümü böyle buldum.İnsan çok sevdiği şeylerden bile tiksinebiliyor lafı inanılmaz doğruymuş. Hafta da iki kere balık yiyen ben, bıraksalar her öğünde yumurta yiyebilecek olan ben, ilk üç aylık süreçte sadece yemek için yedim. Hiç sevmeyerek ve istemeyerek. Hele ki et! kokusuna tahammül edemiyorum.

Yemeyi abarttığım şey ise kesinlikle meyve. Zaten meyve tabağı hazırlayıp tv karşısında yemeye bayılırdım şimdi iki katına çıktı. Özellikle de çilek. Her gün mutlaka yarım kilo yiyorum. Resmen mis gibi kokuyor. Esans mı sıkıyorlar ne yapıyorlarsa insanı etkiliyor.

Bir diğer değişken ise tahammül seviyem ve gerginliğim. Tahammül seviyem normalde çok yüksekken şimdiler de epey aşağılarda olduğunu bizzat hissediyorum. Aynı zamanda bana göre değil ama çevremdekilere göre epey gerginmişim öyle diyorlar :) o kadar da olsun canım değil mi ama!

10. haftadan itibaren kremlerimi aksatmadan süremeye başladım. Cildim normalde de kuru eğer kontrol altına almazsam daha da kuruyabilir diye korktuğumdan daha çok önlem alıyorum. İlk üç aylık süreçte elimden  geldiğince iyi beslenmeye çalışsam da mide bulantısı birçok şeyin önüne geçti. Umuyorum ki bundan sonra ki aylarda daha iyi beslenip daha zinde hissedeceğim. Benim güzel miniğim sağlıkla gel :)

Aşkla Kalın,
Tuğçe



2 Mayıs 2018 Çarşamba

BEN ANNE Mİ OLUYORUM ?


Selamlar!

Yıllar evvel ismini cismini belirtmeden gizli gizli blog yazan kız, gün gelecek hamilelik günlüğüm diye postlar paylaşacak deseler inanmazdım. Ama buradayım çok şükür. Hazır  hamileliğimin üçüncü ayını yeni tamamlamışken sıcak sıcak unutmadan bir şeyler yazmak istedim. Enteresan duygular içerisindeyim kabul. Fakat aynı zamanda içimde uçuşan kelebekler var. Birçok post hazırladım fakat ilk üç ay dolmadan paylaşmaya gönlüm razı gelmedi ne yalan söyleyeyim. Öyle bir duygu ki hem herkese söylemek istiyorsun hemde kimse bilmesin diyorsun. Tam anlamıyla duygu karmaşası yaşadığım şu günlerde buralara çok sararsam bana kızmayın :)

8 Mart tarihinde evde hayatımda ilk defa yaptığım gebelik testi sonucum pat diye iki çizgi çıktı. Eee? doğru mu şimdi bu? sanki çizginin biri daha net diğeri daha silik. Bi tane daha mı alsam? internetten bakayım çizgilerin ikisi de tam net mi olmalıymış...

Öyle miymiş böyle miymiş derken %80 ihtimalle hamile olduğumu kabul ettim. Aslında birçok kız gibi benimde hamile kalınca eşime nasıl söylerim üzerine kurduğum milyonlarca hayalim vardı fakat o an hiç biri umurumda değildi. Hazırlık yapmak için bir gün daha bekleyemezdim ve eve gelir gelmez pat diye söyledim. Kendisi benden çok daha uzun zaman önce çocuk istemeye başladığından havalara uçtu tabii. Allah gönülden isteyen herkese bu duyguları, heyecanları yaşatsın inşallah. Çok şükür.

Şimdi yazacağım olayı düşündüğümde kendi kendime ne sabırlıymışım arkadaş! diyorum. Evde yaptığım test pozitif çıktıktan sonra üst üste test yapmak yerine bir kerede kesin sonuca ulaşabilmek için 10 gün hiçbir şey yapmadan bekledim. Bu arada hiç kimse bilmiyor tabii. 10. gün kan testimi verdim ve ertesi gün 5 haftalık hamile olduğumu öğrendim. :) Yine de hiç kimseye söylemeyip doktordan ilk randevumu aldım. Bu konuda zorlanmadım çünkü gideceğim doktor belliydi. 

Yusufcan ile birlikte heyecanımızdan ve sürekli gülümsememizden şaşkınlığımız ve sevincimiz öyle belliydi ki... 

Yapılan kontrol sonucunda ilgili bilgilendirmeler yapıldı ve defalarda aslında hiçbir şey anlayamadığım ultrason görüntüsüne baktım durdum. Görüntünün fotoğrafını çekip Niluşuma ilettim. Eee daha fazla dayanamazdım ama :) Akşam olduğunda kendi ailelerimize söyledik. Daha önce hiç bebek düşünüyoruz demediğimiz için onlarda şaşırdı tabii :) Daha belirli kişiler hariç öyle pek kimse bilmedi. Hiç bir şey paylaşmadım.

O günden sonra ilk üç gün sürekli instagramdan hamile hesaplarını takibe almalar, bebek uygulamalarını indirmeler, sürekli araştırma halleri herşey muazzam ve heyecanlıydı taaa kii yavaş yavaş hamilelik belirtileri, halsizlik ve bulantılar başlayana kadar. Onları hamilelik günlüğümde uzun uzun yazdım. Bu posttan sonra onu da paylaşacağım.

Sevgiyle kalın. Bana iyi niyetlerinizi yollayın. Hatta isteyen herkese birlikte iyi niyetlerimizi yollayalım. Çok şükür Allah'a.

Tuğçe.

30 Nisan 2018 Pazartesi

İNTERNET ALIŞVERİŞİM | COSMETİCA.COM YORUMLARIM



Nisan ayının miss gibi sabahından merhabalarrr!

Birkaç gündür bloğumu açıp, post yazıp taslaklarda tutuyorum. Görsellerini hazırladığımda paylaşacağım pek minnoş yazılarım var :) Fakat bugün  günün konusu İnternet alışverişi. Son yıllarda bende dahil olmak üzere birçok ihtiyacımızı internetten alır olduk. Hal böyle olunca kaliteli siteleri bulmak aynı zamanda fiyat konusunda da indirimi yakalamak için girmediğim site kalmıyor. Bende bu konuyu masaya yatırıp, alışveriş yapıp memnun kaldığım internet siteleri ve instagram hesaplarını ''İnternet Alışverişim'' serisi olarak ara ara paylaşayım diyorum. 

Yorumlayacağım ilk site cosmetica.com olacak. Aslında bu seriyi oluşturmama sebep olan site de bizzat kendisi. Çünkü ilk kez alışveriş yapmış olmama ve sadece üç ürün almama rağmen epey memnun kaldım. 

Memnun kalma sebeplerimi açıklayacak olursam öncelikle yakaladığım indirimden bahsetmek isterim. Severek kullandığım Loreal Paris True match fondötenin normal satış fiyatı 54-64 TL civarı iken tamda indirime denk gelip 38 TL gibi bir rakama aldım. Diğer iki ürünüde üç aşağı beş yukarı diğer sitelerden birkaç lira düşük fiyata almış oldum. Siparişi 27 Nisan cuma günü verdiğimde öngörülen teslimat tarihi bir hafta sonraydı. Fakat aynı gün kargoya verildi. Araya haftasonu girdi ve 30 Nisan pazartesi günü kargo elime ulaştı bu bana göre en büyük artı puanı. En azından özel bir gün için vereceğim acil siparişin en hızlı şekilde geleceğinden emin oldum. Siparişimin yanında bir tane  tester, türk kahvesi ve katalog göndermişler. Ayrıca siparişi verdiğim andan itibaren her türlü bilgi hem mail adresime hemde cep telefonuma iletildi. Kargonun bedava olması içinde öyle 100-150 TL gibi sınırlar yok. 60 TL üzeri alışveriş yeterli ki kozmetik alışverişi için bu oldukça kolay bir rakam.

Özet olarak kozmetik alışverişinizde hızlı, kaliteli hizmet veren bir siteye ihtiyaç duyarsanız aklınızda bulunması gereken sitelerin arasında olsun. Hele birde indirimleri yakalarsanız of diyorum!

Sevgiyle,
Tuğçe.




27 Eylül 2017 Çarşamba

DAHA MOTİVE ÇALIŞMAK İÇİN 5 YÖNTEM

   
Selamlar hepimiz zaman zaman çalışırken kendimizi düşmüş, bıkmış hissedebiliriz. Öyle zamanlarda daha fazla düşüşe uğramakta silkelenip kalkmakta bizim elimizde elbet. Okuduğum kitaplardan, izlediğim filmlerden derleyip topladığım en etkili beş motive yöntemini sizin için kaleme alıyorum. Gelin bunlar nelermiş biraz inceleyelim

1- Düzenli ol 

Bu madde beni en çok etkileyenler arasında. Eğer ortam dağılmaya başlamış, işler birikiyor ve ben hiçbir aksiyon almıyorsam kesinlik bu durum beni daha da aşağıya çekiyor. Ortamı toplamak, işleri kategorilere ayırmak, temiz ve ferah bir alan hazırlamak enerjinizi kesinlikle yukarı çekecek olan baş faktörlerden biridir.

2- Planlı Çalış

Eğer yaptığın iş belirli ve keskin tarihlere dayalı ise bir not defteri alıp  yapılacaklar listesi oluşturmak seni epey rahatlatacaktır. Böylece aklında dolaşan karmaşalardan kurtulmuş olacaksın. Alacağın defterin seni motive eden güzel sözlerden ve detaylardan oluşması bu aşamada önemli.

3- Kendine Özen Göster

Bu adım çok önemli. İnsanın kendini iyi hissetmesi her alanda başarılı ve özgüvenli olmasına katkı sağlar. İyi bir kombin, temiz çok iyi şekillendirilmiş bir saç, etrafa saçtığın güzel kokular...
Bunlar işini daha iyi yapmanı sağlamayacak elbette ama emin ol daha mutlu çalışmanı sağlayacak. Her şeyin başı insanın önce kendini sevmesinden geçer unutma.

4- Güne Yarım Saat Erken Başla

Apar topar hazırlanıp işle gitmek, hava kararınca dönüp yemek yedikten sonra hemen uyumak ve tekrar uyanıp işe gitmek. İnsana kendini unutturan, içinde yaşam sevincini aşağı çeken durumlar arasında. Halbuki çok değil güne yarım saat bile olsa erken başlamak sabah haberlerini izlemek ya da küçük bir yürüyüş yapıp kahvaltı için fırından ekmek almaya gitmek, hayatın işten ibaret olmadığını hissetmeniz için yeterli olacaktır. Sabah erken saatte havayı solumak, kuş seslerine şahitlik etmek motivasyonunuzu yükseltecektir.

5- Gülümse

Kimsenin sizi motive etmesini bekleyemezsiniz. Önce kendiniz gülün, günaydın deyin, müzik dinleyin,etrafınıza güzel enerjiler yayın. Masanızı sevdiğiniz objelerle renklendirin, işinizi benimseyin ve en önemlisi bir daha bir daha Gülümseyin!

Hoşçakalın, Tuğçe.


Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmek için Tık tık!

E-mail kanalı ile bana ulaşmak için Tık tık!

25 Eylül 2017 Pazartesi

Favori Temizlik Ürünlerim | Banyo


Favori Temizlik Ürünlerim serisinden herkese merhabaaaaaa :)

Tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu serinin devamında mutfak ve genel temizlik ürünlerindeki favorilerim gelecek. Banyo temizliğinde kullandığım beş favori ürünüm var. Fakat bunlardan ikisi aynı amaçla kullanılan ürünler. İkisini de ayırmaksızın seviyorum. Hadi başlayalım,

1. Domestos  

Olmazsa olmaz! Banyo/klozet temizliğinde mutlak olması gereken bir ürün varsa o da çamaşır suyu. Ben bu aşamada birçok ev hanımı gibi yoğun kıvamlı domestosu tercih ediyorum. Aslında küçük boy klozet temizliği için uygun başlığa sahip olanı kullanıyorum fakat 3,5 kg indirimdeyken kaçırmayayım dedim ve stokladım.

2. Mr Muscle | Banyo

Lavabo temizliğinde kullandığım bu ürün oldukça başarılı. Etkili bir temizlik sağlamasının yanı sıra banyo ve mutfak olarak genelde fırsat ikilisi şeklinde avantajlı fiyata satıldığından insana cezbetmiyor değil.

3. Klorak | Banyo

Bu aralar klorak markasına takmış durumdayım. Bu ürünü de tıpkı mr muscle gibi lavabo temizliğinde kullanıyorum fakat kokusu ona kıyasla oldukça keskin ve rahatsız edici. Temizlik etkisi ise başarılı.






4. Scotch Brite | Kullan At Islak     Banyo Bezi

Bu ürünü çok seviyorum. Çamaşır suyundan iki kat daha etkili olduğunu vadediyor. Ben genelde acil durumlar için kullanıyorum. Örneğin evimde çok fazla misafir varsa acil müdahale etmem gereken bir kusur gördüysem bu mendillerle müdahale yapıyor ve atıyorum. Ya da çamaşır suyu etkisi olduğu için zaman zaman kapı kollarını sildiğim de olabiliyor. Yani tam bir acil durum kurtarıcısı.

 5. Klorak | Duşakabin Temizleyici

 Kullandığımız sular öyle kireçli ki maalesef tek bir ürünün yeterli olması olanak dışı. Ben öncelikle kendi hazırladığım sirke ve bulaşık deterjanı ikilisi ile duşakabini ovuyorum (bunu instagramda temizliksever hesabında keşfetmiştim ve çok memnun kaldım)  Durulayıp birde bu ürünü kullanınca sonuç enfes! Ben son derece memnunum.

Banyo temizliğinde kullandığım beş favori ürün böyleydi. Keşke doğal ürünlerin fiyatlarında yenilemeye gidilse ya da üretimi fazlalaşsa da kimyasallardan bir tık uzaklaşabilsek. Yeni ürünler deneyip yeni postlarda görüşmek üzere...
 
Tuğçe 

Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmek için Tık tık!

E-mail kanalı ile bana ulaşmak için Tık tık!


Favori Mutfak Gereçlerim



Mutlu Haftalar!

Bir mutfakta olmasa da olur ama olsa süper olur dediğimiz yedi favori mutfak gerecimi sizin için kaleme aldım. Benim için bu yedi parça oldukça kıymetli küçük detay yardımcılar. İyi ki almışım yine olsa yine alırım. Hadi başlayalım.

1 Numara : Salata Kurutucu 

Ben resimdeki ürünü aldığımda nişanlı bile değildim. İkea'da dolaşırken kendisini indirimde görür görmez kaptım bir tane. Annemde de olduğundan rahatlığını iyi bilirim. İyice kurumuş marullarla yapılan bir salata ile ıslak marullarla yapılan salata arasında bence epey lezzet farkı var. Bence bir mutfakta olması gereken,salata yapma hızını en alt seviyeye indiren bir ürün.

2 Numara : Tutacak 

Muhakkak ki her evde var. Hatta eskiden tığ işi olurdu model model yaparlardı. Fakat bu yazıda tutacak'a yer vermemdeki sebep kumaşı. Kumaşı ve yapısı. Silikon ürünlerde sertlik, kumaş ürünlerde ise kalite epey önemli. Zira ısıyı geçirip elimizi yaktığında beklenmedik kazalara neden olabilir. Fotoğraftaki ürün evidea.com'dan

3 Numara : Patates/Havuç vs. Soyucu

Bu ürün benim en büyük yardımcım. Asla patatesi ince ince soyamıyorum. Ki bir şeyin kabuğunu soymaktanda hiç hoşlanmam (çünkü bu konuda iyi değilim) Elime geçen her türlü sert sebzeyi bu ürünle soyuyorum. Mutfakta küçük bende büyük yeri vardır kendisinin.

4 Numara : Silikon Spatula

İtiraf etmeliyim ki bu ürünü yalnızca görüntüsünü sevdiğim için almıştım. Fakat kasede kalan kalıntıyı sıyırma gücü muhteşem! bir puding yaptığımda tencerede kalan,az gibi gözüken kısımdan koca bir kase daha çıkıyor sayesinde. Yada kaşık cacık vs. gibi sıvı gıdaların gramına kadar sıyırıyor resmen. Fotoğraftaki ürün migros.com'dan.

5 Numara : Metal Kutular

Fotoğrafa bir tane koymuş olsam da birkaç tane kullanıyorum bu kutulardan. Eğer nescafe, bitki çayı, latte gibi farklı farklı içecekleri seviyor ve evinizde bulunduruyorsanız hem kategorilerine göre ayırmak için hemde mutfakta hoş bir görüntü ortaya çıkarmak için bence çok hoşlar. Ayrı ayrı desenleri renkleri ile insanı cezbediyor :) Fotoğraftaki parça migros.com'dan

6 Numara : Mini Çırpıcı

Bu çırpıcı ikea'da ikili şekilde satılıyor. Buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz. Diğer ikincisi hepimizin evinde bulunan klasik çırpıcı. Fakat bu ürün şekli nedeniyle benim gönlümü daha çok fethetti. Çorbada,ayranda en ufak bir tortu bırakmıyor. Küçük fakat etkili bir ürün.

7 Numara : Düdüklü Çaydanlık

Ben bu ürünü özellikle almadım. Ablamın hediyesiydi. Fakat kullandıkça rahatlığını daha iyi anlıyorum. İçeride misafirlerle otururken aman su kaynadı mı aman düğmesi attı mı diye düşünmeye fırsat vermeden kaynamaya başladığı an ötmeye başlıyor. Ben çok severek kullanıyorum. Olmasa da olur ama olsa güzel olur.

Benim kendi çapımda oluşturduğum 7 Favori mutfak gereçlerim bunlardı. Umarım yararı olur. Sevgiyle kalın.

Tuğçe.

Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmek için Tık tık!

E-mail kanalı ile bana ulaşmak için Tık tık!

23 Eylül 2017 Cumartesi

Sokak Kitapçısı


Ne zaman yazma aşkı gelse konsa yüreğime işte tam da o zamanlarda mutlaka bir şeyler çıkıyor karşıma. Sanki evren ''al bunu da yaz'' diyor bana. Tıpkı dün akşam olduğu gibi...

Her zamanki gibi ablamla birlikte işten dönüyorduk, metronun önünde duran adam, önünde duran 3-5 tane kitabı satmaya çalışıyor, kısık ve çekingen bir sesle ''kitap iki Liraa'' diye etrafından geçenlere sesleniyordu. Telefonla konuştuğumdan ben adamın yüzüne bakmadım, farkedemedim bile. Ablam farketmiş olacak ki 'iki liraymış gel alalım' dedi.

Adama doğru yöneldik önünde toplasan altı yedi kitap anca var. Çok belliydi kendi kitaplarını sattığı. Hepsini okudum dedi. Başladı tek tek konularını karakterlerini, anlatmaya. 50 Lira var bozar mısın dedik. Abla siz alın ben bir tanede bedava veririm size dedi. Abla dediğine de bakmayın en az 35 vardır yaşı. 'Yok canım olur mu öyle şey!' dedik karşılık olarak. Hem biz iki kişiyiz gelmişken iki ayrı kitap alalım.

Gözleriyle tebessüm ettik önce.
'Olur abla' dedi. Olur... Çokta güzel olur. 

 Maksat bir kitap fazla okunsun.

Tuğçe Ç. Ercan

22 Eylül 2017 Cuma

Flormar Invisible Cover HD Fondöten



Ürünü Nisan ayında alıp Eylül ayında yorumlamakta nerden çıktı tuti?
Çıktı işte bir yerlerden :) Flormar bu yıl uçtu uçtu... Tutabilene aşk olsun! Çıkardığı HD serisinden ilk aldığım ürün fondötendi. Epeyce bir kullandım yani yapacağım yorumlar öyle iki günlük yorumlar değil :) Neyse konuyu fazla uzatmadan ilk olarak HD Fondötenlerden genel olarak bahsedelim ne amaçla üretildiler, ne vadediyorlar sonra da Flormar markasını inceleriz.

HD Fondötenler Hakkında :

Amaçları ciltte filtre etkisi yaratmak bu sayede fotoğraf çekimleri ve video kayıtlarında kusursuz görüntü kalitesi yakalamak. Abartılı makyaj görüntüsünü en aza indirmek.

Peki Flormar Invisible Cover HD Fondöten Bunun Ne Kadarını Gerçekleştiriyor?

Benim cildimde akne/sivilce problemi olmadığı için kapatıcılığı benim için idealdi. Fakat bu tarz problemler yaşan birinin bence öncesinde kapatıcı kullanmasında yarar var. Tek bir kat sürdüğünüzde (ben genelde öyle yapıyorum) oldukça hafif. Cilde hiçbir ağırlık vermiyor bu his oldukça iyi. Gözenek görünümünü gizlediğini de açık gönüllükle söyleyebilirim.Aynı zamanda cilde canlı bir aydınlık veriyor. Abartılı durmuyor söyledikleri gibi canlı ve pürüzsüz bir görüntü sağlıyor.

Uzun lafın kısası ben sevdim. Yeniden alınabilecek ürünler listesine çoktan girdi. Flormar Invisible Cover HD Fondöten yorumlarım böyleydi yeni bir postta görüşmek üzere sevgiyle,

Tuğçe.

Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmek için Tık tık!

E-mail kanalı ile bana ulaşmak için Tık tık!


Bunları Okudun mu?




Dinlendirici Gözlük mü? Cam Kaplamaları mı? | Antirefle, Clean Coat ve Diğerleri



6 yıldır sürekli olarak bilgisayar başında çalışmanın vermiş olduğu yorgunluk ve artık gerekli önlemleri almanın zamanın gelmesiyle birlikte düştüm iyi bir optik bulma yoluna. Nitekim de çok geç olmadan buldum. Tabi halk arasında alıştığımız ''dinlendirici gözlük'' kavramı benimde üstüme yapışmış olacak ki içeri girer girmez iyi bir dinlendirici gözlük arayışı içerisindeyim dememle pat diye ''dinlendirici diye bir gözlük yoktur!'' cevabını almam bir oldu. 

Nasıl yani?

Beyefendi işin tüm teknik ve optik tarafını tane tane anlattı anlatmasına da tam anlamıyla kafamda durumu toparlayamamıştım. Acaba bana daha pahalı bir gözlük mü öneriyordu? ya da nasıl olsa anlamıyor deyip konuşuyor muydu? aslında o esnada kendime epey kızdım. Kendi istek ve arzularını neden önceden okuma, araştırma gereği duymaz ki insan! Neyse bu da araştırmanın başıydı sonuçta. Biraz düşüneceğim deyip çıktım ve geçtim bilgisayarın başına. Dünya Göz hastanesinden ve birkaç göz doktorundan makaleler okuyup notlar aldım. En başında adamın anlattıkları yavaş yavaş oturdu kafamda. Ertesi gün gidip gözlük siparişimi verdim ve yaklaşık bir yıla yakın bir süredir yüksek memnuniyetle kullanıyorum gözlüğümü. Hadi gelin biraz aldığım notlardan bahsedeyim.


Dinlendirici Gözlük

Okuduğum birçok makalede dinlendirici gözlük diye bir şey olmadığı savunuluyor. Göz bozuk değilse dinlenmeye de ihtiyacı yokmuş. Eğer gözde hafifte olsa bir bozukluk var ise yani 0.25 - 0.50 dediğimiz bozukluklar o zaman doktorların verdiği, gerektiği zamanlarda kullanılması gereken gözlük dinlendirici adı altında halk arasında yanlış terimle yayılmış. Gözün hafif bozuk olması kitap okurken ya da bilgisayarda çalışırken gözün yorulmasına, baş ağrısı gibi rahatsız edici şeylerle geri dönmesine sebep olabiliyormuş. Doktor tarafından verilen gözlük burada devreye giriyor ve gözün yorulmasını kısmen engellemekle birlikte baş ağrısı şikayetlerini gideriyormuş. Fakat gözü bozuk olmayan kişilerin dinlendirici adı altında gözlük kullanmaları gereksiz bulunuyor. Peki sürekli bilgisayar ekranında çalışıyorsak ne yapacağız işte orada devreye anti-reflektif kaplamaya sahip gözlükler giriyor.


Cam Kaplama | Antirefle, Clean Coat ve Diğerleri

Gözleri bozuk olmayan kişilere antirefle kaplamalı gözlük öneriliyor. Böylece kişinin parlak ve yansımalı ortamlardan rahatsız olması engellenmeye çalışılıyor. Saydam, net görme ve rahatsız etmeyen algı kolaylaştırılıyor.

Birde Clean Coat kaplama var. Bu kaplama sayesinde gözlük camı kir tutmaz bir hal alıyor. Su bile kolaylıkla camın üzerinden akıp gidiyor ve bu durum antirefle kaplamalı camlar için ekstra bir yarar sağlamış oluyor haliyle.


Peki Ben Hangi Gözlüğü Tercih Ettim?

En üst sınıf diye nitelendirilen Duravision Platinum gözlük camını tercih ettim. Yani biraz önce yukarıca bahsettiğim süper antireflektif cam kaplamaya sahip, sertleştirilmiş ve son derece kaygan, temiz tutulabilen aynı zamanda Clean Coat sayesinde etkili bir yansıma  giderici özelliğe sahip bir gözlük. 

Benim amatörce kendi çapımda yaptığım araştırmalar ve aldığım notlar böyleydi. Umarım birilerine fikir olur. Gene de göz doktoruna gitmeden bu tarz işlere kalkışmamanızda yarar var. Ben zamanında göz tembelliği yaşamış biri olarak  her sene İzmir'de özel bir hastahanede kontrollerimi yaptırıyorum. Numaralı bir gözlüğe ihtiyacım olmadığı için bu gözlüğü kullanmaya karar verdim. 

Sevgiyle kalın,

Tuğçe.

Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmak için Tık tık!

E-mail kanalı ile bana ulaşmak için Tık tık!

21 Eylül 2017 Perşembe

Denedim Yorumluyorum | LR Zeitgard 1

Merhaba kızlar !

Yeni bir yazı serisi düşünüyordum ki aklıma denedim yorumluyorum ya da okudum yorumluyorum gibi birkaç fikir geldi. Gelmişken de kaçırmayayım deyip geçtim klavyenin başına. Bu yazı serime aşırı derecede memnun kaldığım, son yıllarda kullandığım en efso ürünümle başlamak istedim.

Cilt bakım ürünleri her zaman makyaj malzemelerinden çok daha fazla sevmişimdir. Öyle ki cildimi tanıyana kadar bu konuda birçok markaya epey para yatırdığım dönemler oldu. İyi bir cilde sahip olmanın cildimize temiz bakmaktan ve doğru beslenmekten geçtiğini hepimiz az çok biliyoruz. Lafı fazla uzatmadan LR Zeitgard 1 Yüz Temizleme sistemi hakkındaki aldığım notlara geçiyorum. 

Ne Vadediyor?

İlk olarak cildi derinlemesine temizlemeyip, bu sayede daha iyi ve canlı bir dokuya kavuşturma vadediyor.

Nasıl Kullanılıyor?

Cihaz şarj edilerek çalışıyor. Cilt tipinize göre seçeceğiniz iki adet başlığı mevcut. Biri hassas ciltler diğeri ise normal ciltler için. Ve seçtiğiniz başlığa uygun olan temizleme jeli. Yüzümüzü ıslatarak başlığa sıktığımız iki pompa temizleme jeli tüm yüzümüz için yeterli olacaktır. Açma/kapama düğmesine 3sn. basılı tutulduğunda cihaz devreye giriyor. yüzümüzü bölgeler halinde temizlediğimizi düşünürsek ( alın,çene,yanaklar) her 20 saniyede bir uyarı sinyali veriyor. Bu durum ilgili alandaki uygun sürenin dolduğuna ve diğer bölgeye geçilmesi gerektiği konusunda bizi uyarıyor. Ve cihaz 60sn. sonunda günlük gerekli temizliğin gerçekleştiğini kabul edip kendiliğinden kapanıyor. (tabi ki istediğimiz takdirde açabiliyoruz) sonrasında yüzümüzü duruluyoruz ve başlığı yıkayıp hafift peçeteyle nemini aldıktan sonra kurumaya bırakıyoruz.

Bendeki Sonuçları Nasıldı?

Vadedildiği gibi kısa sürede cilde canlılık ve ışıltı verdiği bana göre doğru. Öyle ki bu farkı anlamak için öyle aylarca kullanmanıza da gerek yok. Ben daha ilk kullanımda yüzümdeki temizliği farkettim. Hatta ertesi gün yaptığım makyaj bile gözüme daha bir hoş ve canlı gözüktü diyebilirim. durum böyle olunca insanın düzenli olarak kullanma arzusu doğuyor. Kısacası ben vadedilen cilde kavuştum diyebilirim. 

Nasıl Temin Edilir? 

Tüm LR ürünlerine LR İş Ortaklara aracılığı ile ulaşabilirsiniz. Buraya benim aldığım hanımefendinin e-mail adresini bırakıyorum. Eğer çevrenizde LR iş ortağı yoksa eminim ki size gönülden yardımcı olacaktır.


Tuti'nin Notları | Denedim yorumluyorum serisinin ilk konuğu olan LR Zeitgard 1 Temizleme seti hakkındaki tüm objektif yorumlarım böyleydi.
Umarım hoşunuza gider, bir yararı olur.

Sevgiyle,
Tuğçe.

Beni İnstagram Hesabımdan Takip Etmak için Tık tık!
E-mail kanalı ile ulaşmak için Tık tık!

LR iş ortağı ulaşım adresi için Tıktık!